Günümüzde iş dünyasındaki paydaşlar, şirketlerden ESG etkileri konusunda giderek daha fazla şeffaflık talep ediyor. Bu durum, kuruluşlar genelinde giderek yaygınlaşan ve parçalı yapıya sahip olan ESG verilerinden yararlanma gerekliliğini de beraberinde getiriyor.
Ancak verinin mevcut olması, onun otomatik olarak kullanılabilir olduğu anlamına gelmiyor. Şirketler büyük hacimlerde ESG verisi toplarken; buna karşın verilerin önemli bir kısmı yeterince değerlendirilemiyor ya da stratejik olarak kullanılması zor hale geliyor.
Bilginin toplanması ve anlamlı çıktılara dönüştürülmesi sürecindeki zorluklar
Verilerin çoğu zaman farklı platformlarda yer alması ve farklı formatlarda kaydedilmesi tutarlı biçimde analiz edilmesini zorlaştırıyor. Bu da ESG ekiplerinin; dokümanları bulmak, ilgili verileri birleştirmek ve içerikleri düzenlemek adına ciddi zaman harcamasına neden oluyor. Değerlendirme, operasyonel iyileştirme veya ürün konumlandırmasını destekleyebilecek bilgiler, statik dosyalar ve birbirinden kopuk raporlar içinde kalıyor.
Buna ek olarak, paydaş iletişimi de süreci daha karmaşık hale getiriyor. Yatırımcılar, müşteriler, çalışanlar ve iş ortakları sıklıkla kişiselleştirilmiş içgörüler talep ediyor. Şirketler ise çoğu zaman iç veri setlerini net ve tutarlı anlatılara dönüştürmekte zorlanıyor. Bu da veri toplama ile iş değeri yaratma arasında uzun süreçlerin oluşmasına yol açıyor.
ESG içgörülerinin karar alma süreçlerini destekleme, inovasyonu teşvik etme veya yeni gelir fırsatları yaratma potansiyeli bulunsa da, bu potansiyel her zaman hayata geçirilemiyor. Çoğu durumda şirketler, bu verilerden anlamlı sonuçlar çıkarabilecek kurum içi uzmanlığa da yeterince sahip olamıyor.
Ayrıca geleneksel sistemlerin finansal, sosyal ve çevresel boyutları kapsayan ESG verilerini gerçek zamanlı işlemek üzere tasarlanmamış olması, dağınık ve yapılandırılmamış bilgilerin operasyonel ve stratejik değeri olan metriklere ve anlatılara dönüştürülmesini zorlaştırıyor.
İşte bu noktada kuruluşların sahip oldukları verileri daha etkili biçimde yapılandırmasına, yorumlamasına ve kullanmasına yardımcı olan ve süreci daha otonom hale getiren araçlar devreye giriyor.
Sürdürülebilirlik Uyumu ve Stratejisinde Otomasyon Araçlarının Rolü
Dijital zekâ, sürdürülebilirlik zorluklarına çözüm sunan ve ESG performansını ileri taşıyabilen bir araç olarak konumlandırılıyor. Bunun gerçekleşebilmesi içinse, otomatik sistemlerin ESG verilerinin gücünden yararlanacak şekilde özel olarak tasarlanması ve uyarlanması gerekiyor.
Ancak sürdürülebilirlik metriklerinin izlenebilirlik, denetlenebilirlik, yaşam döngüsü analizi, insan hakları özen yükümlülüğü ve bilim temelli hedef doğrulaması gibi kendine özgü gereklilikler barındırması nedeniyle genel otomasyon araçları süreçte yetersiz kalıyor. Bu nedenle, pazarlama optimizasyonu veya finansal tahmin için geliştirilen sistemler, ESG amaçları için doğrudan yeniden kullanılamıyor.
Kuruluşlar, giderek daha fazla; emisyon faktörlerini, önemlilik (materiality) çerçevelerini, düzenleyici taksonomileri, tedarikçi risk yapılarını ve etki değerlendirme metodolojilerini anlayabilen alan odaklı (domain-trained) zeka modellerine ihtiyaç duyuyor.
Bu ihtiyaç doğrultusunda, otomatik araçların mevzuatla uyumlu ve karar alma süreçlerini destekleyen çıktılar üretmesi, kuruluşun ESG değerlerini yansıtan yapısına özel olarak geliştirilmesi ve uygulanması gerekiyor:
- Şeffaflık: Çıktılar açıklanabilir, izlenebilir ve denetimlere dayanıklı olmalıdır.
- Hesap verebilirlik: Otomasyon sistemleri net eskalasyon süreçleri içinde çalışmalı ve insan gözetimini korumalıdır.
- Kapsayıcılık: Araçlar ve içgörüler, kurum içi ekipler tarafından kolayca kullanılabilmeli ve gerektiğinde tedarikçi ağlarını da kapsamalıdır.
- Güvenlik ve gizlilik: Özellikle insan sermayesi veya topluluklara ilişkin veriler işlenirken güçlü koruma önlemleri uygulanmalıdır.
Kullanılabilir Verinin Mimarisi
Belirtildiği gibi kuruluşların sahip olduğu veri zengin olsa da çoğu zaman anlamlı olacak şekilde yapılandırılmamış durumda.
Synesgy ise bu noktada, dağınık ve parçalı ESG verilerini tutarlı ve bütüncül bir yapıya dönüştürerek, bu bilgilerin aksiyona geçirilebilir içgörüler haline gelmesini sağlar.
BI verilerinden skorlara, aksiyon planlarından sürdürülebilirlik raporuna kadar ESG bilgilerinin her bir unsurunun, aynı ekosistemin görünür bir parçası olduğu bir mimari kurar. Bu mimari sayesinde veri, şirketleri yalnızca ölçüm yapmaya değil, ölçümden stratejiye uzanan bir yolculuğa yönlendiren kullanılabilir bir rehber haline gelir. Verinin bu şekilde etkin kullanımı ise süreklilik ve bağlam yaratarak, şirketin ilerlemesini somut ve izlenebilir kılar.
Bu bütünsel yapı içinde sürdürülebilirlik raporu, sürecin çıktısı olmanın ötesinde stratejik yönü besleyen temel araçlardan biri haline gelir. Şirketin etkisini nasıl ölçtüğünü, nasıl yorumladığını ve gelişim taahhüdünü nasıl somutlaştırdığını gösteren bu yapı, Synesgy sayesinde yalnızca bir raporlama dokümanı değil, karar alma süreçlerini destekleyen stratejik bir varlığa dönüşür.
ESG İçgörülerinin İş Dünyasına Sağladığı Faydalar
Sürdürülebilirliğin giderek daha karmaşık bir yapıya büründüğü günümüz iş ortamında, şirketler için asıl rekabet avantajı; ESG bilgisini doğru, tutarlı ve etkili bir şekilde kullanabilme becerisinde yatmaktadır.
Synesgy, ESG verisini gerçekten kullanılabilir hale getirerek bu zorluğu somut bir fırsata dönüştürür.
Şirketler kendi verilerini bütüncül bir çerçevede değerlendirebildiklerinde, hangi alanlarda aksiyon almaları gerektiğini ve nasıl gelişebileceklerini daha net biçimde görür. Bu noktada sürdürülebilirlik raporu, performansı ölçülebilir ve karşılaştırılabilir hale getiren önemli bir referans işlevi görür.
Güçlü ve gelişime açık alanların belirlenmesi; risk maruziyetini azaltırken kurumsal itibarı güçlendirir ve yatırımcılar, müşteriler ile iş ortakları nezdinde güvenilirliği artırır. Aynı zamanda kullanılabilir veri, kurum içinde ve paydaşlarla ortak bir anlayış zemini oluşturarak iş birliğini destekler. Bu ortak zemin, belirsizliği azaltır ve sürdürülebilirlik hedeflerinin net ve tutarlı biçimde oluşturulmasına katkı sağlar.
Sürekli güncellenen araçlar sayesinde Synesgy, işletmelerin performanslarını hassasiyetle ölçmesine ve iletişimini kurmasına olanak tanır. Böylece şeffaflık güçlenir, uzun vadeli ilişkiler desteklenir ve sorumlu büyüme için sağlam bir temel oluşturulur.
Sürdürülebilirliğin rekabetçiliği belirleyen unsurlardan biri haline geldiği bir iş dünyasında, verinin kullanılabilirliği dönüşümün temel anahtarlarından biridir. Synesgy ile sunulan yaklaşım, yalnızca verinin ne söylediğine değil; o veriyle nelerin mümkün olduğuna odaklanır ve ortaya çıkan yapı; bilgiyi anlayarak kullanan, bu sayede daha bilinçli kararlar alan ve net bir yön duygusuyla harekete geçen bir şirket profili olur.